Bahçelievler'in En Yenisi: Noon Street Cafe

Bahçelievler'in En Yenisi: Noon Street Cafe

Noon Street, Bahçelievler’in Çalışlar caddesi üzerinde, konforlu ortamıyla rahat bir mekan. Mekana Bakırköy’den ve İncirli metrobüs durağından ulaşım oldukça kolay. Haznedar yönüne giden minibüslerle ulaşılabildiği gibi, metrobüsten yürüme yoluyla da ulaşmak mümkün. NooN Street, bir cafe olmasının yanında, mutfağında bulunan çeşitlilikle, zengin bir yapıya sahip. İşletmeci Nur hanım, müşterileriyle iyi ilişkiler geliştirmeye özen gösteren ve onları anlayan yenilikçi bir cafe sahibi.

NooN Street konforu ve gelenlerin mutluluğunu ön plana alıyor. Bu nedenle cafe içindeki oturma alanları son derece geniş ve rahat. Genel olarak koltuklar mekana rahatlık katarken, aynı zamanda kendinizi mekana ait hissetmenize de neden oluyor. Her tarafa yerleştirilmiş ekranlarda dilediğiniz gibi maç izleyebilirken, NooN Street’in film setlerine benzeyen rengarenk dekorasyonunun da tadını çıkartabiliyorsunuz.

Bütün bu farklılıklarla beraber, mutfak cafeyi diğer mekanlardan ayıran önemli bir özellik. Usta, sektördeki tecrübesini işletmeciliğini Nur hanımın üstlendiği cafeye taşımış durumda.

NooN Street’in farkı, bütün yemeklerinin el emeği olması. Bir cafe düşünün ki ekmeklerini bile kendi mutfağında fırına veriyor, kurabiyelerini hazır almıyor, tatlılarını özenerek hazırlıyor. Bütün bunlarla birlikte NooN Street, müşterilerini yepyeni tatlarla buluşturmayı da hedefliyor. Sekiz bölümden oluşan zengin yemek menüsü ve orjinal nargile çeşitlerini bulmanın mümkün olduğu geniş nargile menüsü ile, müşterilerine en iyi hizmeti vermek üzere yola çıkan cafenin şimdiden bazı daimi müşterileri var.

Yemek menüsü "Güne Başlarken” kısmıyla açılıyor. Kahvaltı çeşitlerinin yer aldığı bu bölümden sonra ara sıcaklar diyebileceğimiz “Hadi Başlayalım” kısmı geliyor. Sonrasında tost, sandviç, burger ve atıştırmalıkların yer aldığı “Aramızda Kalsın” kısmı çok fazla yemeden doymak isteyenler için oluşturulmuş. Cafelerin popüler yemeklerinden olan dürüm diyebileceğimiz wrapler ise “Sıkıştık Kaldık” bölümünde toplanıyor. Salatalar, malzemelerinin tazeliğine ve çeşitliliğine vurgu yapan “Bahçeden Topladık” altında yer alıyor. İtalya’nın gururu makarnalar ise “Mamma Mia” ile taçlandırılmış. Hamurları tamamen taze açılan ve günlük yapılan pizzalar ise “Organize İşler” olarak geçiyor. Et yemekleri menünün en ağır topu vaziyetinde. Kasaplık denildiği zaman ülkemizin geçmişi hayli şanlı olduğundan et yemeklerini “Kasap House” altında görebiliyoruz. Kavurma gibi lezzetleri et yemeklerinden ayrı “Cızırdayan Lezzetler”de bulmak mümkün. Her şey bittikten sonra tatlılarıyla şanına yakışır bir şölen hazırlayan menü, “Tatlıya Bağlayalım” diyor ve lezzetlerine son dokunuşu katıyor.

Müşterileri güne başlarken kahvaltıyı eksik etmesinler diye omlet çeşitlerinden menemene, Amerikan gözlemesi de denilen pancakelerden Türk işi serpme kahvaltıya kadar pek çok alternatife sahip. Hızlı atıştırmalıklar içinde menüde ayrı bir bölüm bulunuyor. Burada da, müşterlierin yemeklerinden zevk almaları sağlanmaya çalışılıyor. Atıştırmalıklarda dünya mutfağından lezzetler bulabiliyoruz. Hafif bir Meksika rüzgarını andıran Quesadilla mutlaka denenmesi gereken iddialı lezzetlerden.

Şefin espirili yaklaşımının menüye yansımasını, bölümlerin isimlerinde hissediyoruz. “Aramızda kalsın” ama, Chef’s Burger ustanın kendi elleriyle hazırladığı, ev yapımı tadında bir burger. Bu burgerin eti de şefin kendi karması. Daha bizden olsun derseniz NooN Street'in müşterilerine özel hazırlayarak menüye dahil ettiği tostunu deneyebilirsiniz.

Tazeliği ve ferahlığı vurgulayan sebzelerin müthiş uyumu, salatalarda kendini gösteriyor. “Bahçeden toplanmış” gibi taze malzemelerle ve birbirinden güzel soslarla hazırlanan salatalar, formunu korumak isteyen müşteriler için düşünülmüş. Soslar bu nedenle çok ağır olmayan, az yağlı bir karakteristiğe sahip.

Makarna bizim için bir restoran ya da cafede olmazsa olmazlardan. Bunun bilincinde olan usta, menüye kendimizi kah Floransa’da, kah Venedik’te hissettirecek birbirinden güzel makarnaları eklemiş. Menünün bu kısmındaki yemeklere göz attığımızda “Mamma mia” diye bağırmak istiyoruz. Bu kısımdan özellikle öne çıkan şefin özenle hazırladığı ve kepekli hamurunu kendi elleriyle açtığı organik penne. İtalya’nın meşhur mafyalarına minik göndermeler, menünün bir sonraki bölümünde bir takım “Organize işler”le gözümüze çarpıyor. Şefin bu organizasyonlarda bir parmağı olduğunu duyduk; kepekli hamurdan hazırlanmış light pizza. Sıradan light pizzalar gibi sadece kepek olduğu için light değil, malzemelere bakıldığında ismini hak ettiğini görebiliyoruz.

Mutfakta adeta devleşmiş usta. Hiç durmak nedir bilmemiş ve “Kasap house” kısmına dünya mutfağından lezzetler de eklemiş. Bu kısımın da mutlaka denenmesi gereken lezzetlerinden Steak au Poivre, kosova usulü patates ile servis ediliyor. Yine et yemeklerinin cızırdayanı makbuldür diyenler için kavurma “Cızırdayan lezzetler”de Meksika ateşini andıran Fajita ve kültürümüzün en sevilen et yemeklerinden kavurmayı görmek mümkün.

Menü her yemekte olması gereken son dokunuşu, “Tatlıya bağlayarak” yapıyor. Tiramisu, sufle, trileçe gibi seçkin tatlıların yanı sıra meyve tabağı gibi hafif seçenekler de mevcut.
Mekan bilgileri için tıklayın.

İnceleme & Fotoğraflar: Ramazan Savaş